Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin
İZMİR İNCİRALTI ÖĞRENCİ YURTLARI KATLİAMININ 30.YILINDA İZMİR 78’LİLER DAYANIŞMA VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ12 Eylül döneminde olayların ateşleyicilerinden olan ve o dönem çoklukla“KATLİAM” olarak adlandırılan saldırıların içinde olanların bir bölümü yakala
Şuan Eregli78 de8 Kişi Online Dosya Yükle
ANASAYFA SOHBET FORUM HABERLER EMEK YAZILARI KÖŞE YAZARLARI FOTOĞRAFLAR VİDEOLAR ZİYARETÇİ DEFTERİ
 
 
CANLI DESTEK
eregli78.com DUYURU : (eregli78.com@windowslive.com)Adresine tüm dostlarımızdan haber,resim,belge vb. göndermelerini bekliyoruz -
» Haberler
[ ] ["] [&] [‘] [’] [“] [”] [<] [0] [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [A] [B] [C] [Ç] [D] [E] [F] [G] [H] [I] [İ] [J] [K] [L] [M] [N] [O] [Ö] [P] [R] [S] [Ş] [T] [U] [Ü] [V] [W] [Y] [Z]
Güncel
   Guncel (1223)
EmektenHaberler
   EmektenHaberler (121)
EreğliHaberleri
   EregliHaberleri (8)
KültürSanat
   KültürSanat (167)
Ereğlice
   Ereglice (7)
Tarihte Bugün
   TarihteBugün (37)
DevrimciÖnderler
   DevrimciÖnderler (18)
DünyadanHaberler
   DünyadanHaberler (151)
Eregli78Dernegi
   Eregli78Dernegi (12)
» İZMİR İNCİRALTI ÖĞRENCİ YURTLARI KATLİAMININ 30.YILINDA
İZMİR 78’LİLER DAYANIŞMA VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ
12 Eylül döneminde olayların ateşleyicilerinden olan ve o dönem çoklukla“KATLİAM”
olarak adlandırılan saldırıların içinde olanların bir bölümü yakalandı. Bir bölümünün faili saptandı ama yakalanamadı. Önemli bir bölümünün de hâlâ faili meçhul. Düzenleyeciler, perde arkasındakiler ise tümüyle cezasız kaldılar...
12 Eylül; Darbecisiyle, hukuku, kültürü, oluşturulan vesayet ilişkileriyle, suç ve cinayet örgütleri ile hesap sorulmamış, karanlık bir dönem olarak önümüzde duruyor.
İZMİR İNCİRALTI ÖĞRENCİ YURTLARI KATLİAMININ 30.YILINDA
   Bu gün hesap sorma günü olsun.
   30 yıldır susanların konuştuğu gün olsun.
   Karanlıkların aydınlandığı gün olsun. Diyoruz...
12 Haziran 1980 gecesi İzmir İnciraltı yurtlarında yaşanan katliamda ve diğer katliamlarda yitirdiğimiz canlar için
•      Öldürülenlerin anısı, geride kalanların onuru için,
•      Gerçek sanılana karşın, gerçeğin kendisi için,
•      Resmi tarihin kalın ve kara örtüsünü aralamak, kaldırmak, gerçekleri sergilemek için,
•      Baskı, zulüm, işkence ve katliamları bir daha yaşamamak için,
•      Yönlendirilmiş, yanlış bilgilerle yazılan “tarih” ezberini bozmak için,
•      30 yıl önce hesabı sorulmadan kapatılmış davanın yeniden görülebilmesi için sizleri de birlikte olmaya davet ediyoruz.
İnciraltı Öğrenci Yurtlarındaki Katliama (12 Haziran 1980) yönelik yaşanmışlıklarla ilgili olarak 50’ye yakın tanığın kayıtları dünyanın farklı noktalarından ve her kesimden katılımlarla (öğrenci, yönetici, yurt görevlisi, şöför, avukat, abla, ağabey, öğretmen vb’i... ) devam etmekte..  
Bu hesaplaşmanın İzmir’deki her kurumun ortak-birlikte görevi olduğu noktasından hareketle,  İzmir’deki demokratik kitle örgütlerinin de katılımlarıyla Katliamın 30.Yılı'na girilecek olan 12 Haziran 2010 tarihinde İnciraltı’nda saat 19.30’da bir dizi etkinlik planlanmaktayız.
İnciraltı Yurtlarında hiçbir şey yaşanmamış gibi davranamayız... İşte bu nedenle orada yurtların önünde uygun bir noktada KATLİAMLARI LANETLEYEN, YİTİRDİĞİMİZ GENCECİK CANLARIN ANISINA bir anıt dikilmesini organize etmek istiyoruz.
12 Haziran 1980 gecesi İzmir İnciraltı yurtlarında yaşanan katliamda yitirdiğimiz canlar için 30 yıl önce hesabı sorulmadan kapatılmış davanın yeniden görülebilmesi için sizleri de bizlerle birlikte olmaya davet ediyoruz.
İzmir’in yakın tarihindeki tek katliamı ile hesaplaşmadan; düşüncenin suç olmadığı, insanların gözaltında kaybolmadığı, işkence görmediği, faili meçhullerin olmadığı, özgür ve demokratik bir ülkeyi nasıl kurabiliriz?  diyerek yola çıkıyoruz.. Çıktığımız bu yolda yalnız olmadığımızı biliyoruz...
12 HAZİRAN 1980 GECESİ BUNDAN TAM 30 YIL ÖNCE İZMİR İNCİRALTI YURTLARI’NDA BİR KATLİAM YAŞANDI.
Asteğmen Necip Pınar ve Çavuş Hasan Dimici yönetimindeki 20'yi aşkın asker yurdun sürekli öğrencileri tarafından Üniversite sınavları için İzmir'e o gün gelmiş öğrenciler için düzenlenmiş olan şenliğin yapıldığı İnciraltı yurtlarında bahçe kapısı girişindeki kulübenin ötesinde birikmişlerdi. 
Yurdun genel giriş kapısı ile yurt kantini arasındaki geniş alana kantindeki sandalyeler çıkartılmış, orta alanda kendiliğinden bir sahne oluşturulmuş, öylesine bir ses düzeni kurulmuştu.  1000'e yakın genç bir kısmı oturarak, çoğu da ayakta şenliğin bir parçası olmuş türkülere katılmakta, içlerindeki coşkunun melodilere eşlik etmesine izin verip kah yerlerinde oynamakta kah el çırpmaktaydılar. 
Kimi öğretmen, kimi avukat, kimi subay olarak yaşamlarını yeni bir çizgiye taşıyacak hayallere sahiptirler. Kimi İzmir'e gelebilmek için bir süredir okulun yanısıra bahçede çalışıp para birikmekteydi, kimi eniştesinin cebine koyduğu para ile yola çıkmıştı. Upuzun yollara çıkıp Malatya'dan, Diyarbakır'dan ilk kez İzmir'e gelenler vardı çoklukla... Her biri ayrı bir öyküydü... 
Basmane'deki İzmir garajına geldiklerinde Yurt Kur'un oluşturmuş olduğu masalara başvuruda bulunmuşlar, onlara İnciraltı Yurdunda kalabilecekleri belirtilmiş, ön kayıtları orada yapılmış bir otobüsle yurtda gelip kesin kayıtlarını yaptırmış, yurda giriş belgelerini almışlardı... "İzmir'e gelip'de vapura binmeden saat kulesi önünde bir fotoğraf çektirmeden olmaz demişler" ve o büyük günü, o hayallerin gerçekleşmesinin eşiğindeki günü belgelemişlerdi. Yıllar sonra bakıp da sanki birirlerine o günü anlatmak istercesine fotoğraflardı bunlar..
Şenlik akşam sekizde başlamıştı.. Saat dokuza yaklaşırken halaylar çekilmeye başlanmış , türkülerle kaynaşılmıştı.  İşte ne olduysa o an oldu... Birden kapı önünde bir hareketlilik başladı. Dış halkadaki bazı öğrencilerin farkedebildikleri bir koşuşturma başladı jandarma arasında, jandarmanın sayısı arttı. İçeride müzik yüksek tempoda devam ediyordu. Jandarma kapıdaki sivil yurt görevlilerini aşıp aniden giriş kapısından girerek "ayağa kalkın" diye bağırdı ve hiç beklemeden ateşe başladı. Aniden elektrikler de namelerin sesi de kesildi... Yerini çığlık ve kurşun sesleri, tarama sesleri aldı... Görünüm şöyleydi; yirmiye yakın jandarma Yurt İdare binasinin önüne yan yana olacak şekilde 2 sıra halinde dizilmiş, ikaz veya uyari olmaksizin, toplu olarak bulunan öğrencilerin üzerine hep birlikte ayni anda ates açıyor.
Kurşunlardan korunmak için herkes kendini yere attı ve sürünmeye başlandı. Mermiler tepelerinden uçarak geçerken, jandarma arasından bir ses “Ayağa kalkın” diye bağırdı. Ayağa kalkanların üzerine yeniden kurşun yağmaya başladı. Bahçedeki öğrenciler 3-5 dakika süreyle tarandı.. Bir anda savaş alanına dönen yurt bahçesinde kurşun yağmuru altında öğrenciler kaçışmaya başladı.
Yurda o gün gelmiş olan gençler nereye kaçacaklarını bilmiyorlardı. Yurt öğrencileri onlara yol göstermeye çalıştı. Bir kısmı yurt bloklarına sığınırken, bazıları arkadaki mandalina bahçelerine doğru kaçtı. Olay sırasında yere yatanlarda kurşunlardan kurtulamadı. Kurşunlar ya kafaların üstünden uçtu.. Yada arkalarından onları yakaladı. 
'Katliamda yaşamını yitirenlerin otopsilerinde tümünün sırtlarından vurulduğu, kurşunun Amerikan M-6 ve M-1 otomatik tüfeklerden çıkan mermiler olduğu belirlendi. Yere yatmışların üstünden koşanlar, panikten birbirini ezenler, kurşunların değdiği onlarca kişi yaralandı. Bir kişi de heyecandan kalp krizinden can verdi. Hastanelere sevkler saatler sonra başladı. bahçenin çeşitli yerlerinden yaralıların sesleri geliyordu. 3. bloktan 1 kız “burada yaralı var” diye bağırdı. Jandarma “içeriye gir yoksa seni de vururuz” şeklinde karşılık verdi. Yaralı arkadaş sabahleyin ölü olarak bulundu. Bağırsakları parçalanmıştı. Yaralıların uzun süre bekletildiği, yaralıların birisi hariç kan kaybından öldüğünü, kalbi rahatsız bir öğrencinin de kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirlendi. O katliamda 5 gencimiz kurşun yarasıyla, birisi de heyecandan kalp kriziyle can verirken, onlarcası da yaralandı... 
Ortalık tam bir faciaydı. Her taraf kan, ayakkabı, gözlük, sigara ve çakmak doluydu. Daha önceden öğrencilere şiddet uygulayan bir polis yere çöktü ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. 4 saat kadar sonra hastaneye sevkler başladı. Yaralılara sadece pansuman yapılıp, karakola gönderildi. Bazılarının bacaklarındaki kurşunlar karakolda bile duruyordu. Odalarda heyecandan, korkudan, yaşananlara inanamaz halde uyumadan sabahlandı. Gün ışıdığında her tarafın kan içinde olduğunu görüldü. Askerler her tarafı kuşatmıştı. 
13 haziran sabahı sınava girecek olanlar binalardan eller başlarının üzerinde dışarı çıkarıldı. Yapılan kimlik kontrolünden sonra asker denetiminde, ve ite kaka bazıları dipciklerle itelenerek polis otobüslerine doldurdular ve sınava girecekleri merkezlere götürdüler.
Katliam gece oldu ve ertesi bütün gün yurt ögrencilerinin yurdu terk etmelerine, yurt dışından da herhangi bir kisi ile konuşmalarına telefonla dahi olsa izin verilmedi. Saatlerce ifadeleri alındı....
KatliamdaYaşamlarını yitirenler
•          İsmail Baytak 1962 doğumlu Balıkesir Sındırgı’dan gelmişti..
•          Mustafa Uslu 1960 doğumlu Manisa Turgutlu’dan gelmişti..
•          Ali İhsan Tan 1961 doğumlu Diyarbakır’dan gelmişti..
•          Hüseyin Akdağ Nazilli Aslanlar köyünden gelmişti.
•          Mehmet Ali Arun 1957 doğumlu Balıkesir Burhaniye’den gelmişti…
• Öldürülenlerin anısı, geride kalanların onuru için,

• Gerçek sanılana karşın, gerçeğin kendisi için,

• Resmi tarihin kalın ve kara örtüsünü aralamak, kaldırmak, gerçekleri sergilemek için,

• Baskı, zulüm, işkence ve katliamları bir daha yaşamamak için, 

• Yönlendirilmiş, yanlış bilgilerle yazılan “tarih” ezberini bozmak için,

• 30 yıl önce hesabı sorulmadan kapatılmış davanın zaman aşımına uğramadan, yeniden açılabilmesi için 

• O geceyi yaşayanları, 

• O gün Üniversite sınavları için yaşamlarında ilk kez taşradan İzmir’e gelmiş olanları,

• O gün kızını/oğlunu İzmir’e sınava göndermiş onun için yüreği titreyen, anne, baba, abla, kardeş, aile bireylerini,

• O gece o şenlikte türkü söyleyip, halay çekenleri,

• O gece o silahlar çekildiğinde ne yapacağını bilemeyenleri,

• O gece kaçarken, ezenleri, ezilenleri,

• O gece vurulanların arasında olanları, yaralananı, komaya gireni, öldü denilirken yaşayanı, yaşıyor denilirken ölmüş olanı,

• O gece askerliğini yaptığı birlikte, aldığı emirle tetik çekmişleri,

• O gece yaralıları Devlet Hastanesine (bugünkü Konak Doğum Hastanesi) taşıyan yoldan geçen taksi ve özel araçlarda bulunanları,

• O gece yaralı ve ölülerin arka arkaya taşındığı İzmir Devlet Hastanesi'nde görev yapan sağlık ekibini,

• O gece İnciraltı Öğrenci Yurtları'nda görev yapan personeli,

• O gece katliamda 4 yaşında oğlunu kaybeden İnciraltı Yurtları görevlisini ve ailesini,

• O gece 500’e yakın öğrenciyi gözaltına alan Emniyet güçlerini, Emniyet’te görev alan polisleri,

• O gün İnciraltı’nda yaşayan halkı ve çalışan esnafı,

• O gün olayların kitlelere ulaşabilmesi için görev yapan gazetecileri, İzmir Temsilcilerini, İstihbarat Sorumlularını, Polis Adliye Muhabirlerini,

• O gün açıklama yapan DISK, Türk-İş, TMMOB, Halkevleri, TÜMOD, TÜMAŞ ve 30 Demokratik Kitle örgütünün İzmir Şb. yöneticilerini,

• O gün olayları incelemek için İzmir’e gelen CHP milletvekilleri Ferhat Aslantaş, Süleyman Genç ve Kaya Bengisu ile olayı anımsayan yakınlarını,

• O gün konuyla ilgili olarak “5 Gencin hesabını kim verecek” diye soran Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şb.Yöneticilerini,  

• O gün “Kişi yaşamına değer verilmeden yapılan her hareketin sorumluları mutlaka mahkum olacaktır” diyen ve 28 Haziran günü Ankara’da Olağan Üstü Genel Kurula konuyu taşıyan İzmir Barosu yöneticilerini, 

• O gün İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığında davaya bakan Askeri savcıları,

• O gün İzmir Devlet hastanesi Başhekimi olan Kadri Aslansan'ı, 

• O gün İzmir Emniyet Müdürü olan Yılmaz Sezgin’i,

• O gün İzmir Valisi olan Nazmi Çengelci’yi,

• O gün Ege Ordu ve İzmir Sıkıyönetim Komutanı olan Orgeneral Ali Sait Özçivril’i,

• O günün hemen ertesi günü cenazelerini memleketlerine adeta kaçırmak zorunda kalan, katliamda yitirdiğimiz gençlerin ailelerini,

• O gün katliamda yaralanarak İzmir Devlet Hastanesine kaldırılan Erhan Üstbaş, Emel Şahin Toprak, Sait Cacur, Hüseyin Özbaş, Mahmut Çalışkan, Ömer Sarıtoprak, Murat Çalıkuşu, Hakan Eren, Bakır Sıtkı Şenyurt, Oğuz Sayır, Orhan Zabun, Hasan Nergis, Cevdet İnci, İbrahim Morkacı, İbrahim Toy, Harun Azyit, Ahmet Kamil Utku, Lütfü Zafer Demirel, Selahattin Öcal, Muhsin Okuyan, Sahir Erdoğan, Berkan Usbaş, Bekir Şenyurt.. 

• O günün nasıl yargılandığını, yargı sonuçlarını bilenleri gerçek tarihi yazmaya çağırıyoruz..!

Yazan eregli78 | 11.06.2010 03:49:25 | Puan Ver : 0 | Yorumlar : 0 | Okunma : 13313 | Yazdır | Gönder | Word indir
    
» Haber Ara

Başlıklarda : Haberlerde :
» Haber Ekle
Editörü Aç



» Menü
» Ana Menü Ana Sayfa Forum Haberler Dosyalar Ereğli Yaziları Köşe Yazarları Resimler Videolar Üyeler Ziyaretçi Defteri » Araçlar Admine Ilet Tavsiye Gönder E-Mail Gönder TELEVİZYON Radyolar
»Copyright
2008 © Eregli78.com (CCP Portal)